19 Ağustos 2017

İğneada Longoz ormanlarında nükleer tehlike!

 Silivri'den bindik otomobile ver elini İğneada. Ana yollarda sorun yok ama ara yollar hala gidiş gelişli ve dar. Üstelik kamyon trafiği bir hayli çok.
İğneada'nın merkezine bir kaç kilometre kala Longoz ormanlarının girişi dikkat çekiyor. İğneada'yı gezdikten sonra Longoz ormanlarına girdik. Bizi sık ağaçlar ve sinek sürüsü karşıladı. Mert gölü'ne giden yoldan daldık ormana. 2 km gittikten sonra yolun su ile kaplandığını gördük. Sineklerden arabadan çıkamadığımız için gerisin geriye döndük.
Longoz denize  akan derelerin getirdiği kumların birikerek kıyıda set oluşturması sonucu oluşan bir özel ekosistem.
Longoz ormanlarında Mert, Saka, Hamam, Pedina ve Çilingoz gölleri gibi birçok doğal güzellik de mevcut.
Orman dişbudak, kayın, meşe, ıhlamur, kızılcık ve gürgen gibi ağaçları bünyesinde barındırıyor. Bölgede kuş çeşitliliği de oldukça fazla. Ak kuyruklu kartal, kerkenez, kara leylek, sakarca, ağaçkakan, karabatak, akbalıkçıl ve sakarmeke gibi kuş türlerini görmek mümkün.
Bu bölgeye nükleer santral kurma gayretleri insanın kanını donduruyor.

17 Nisan 2017

ZEYREK’TE “TARİHİ DOKU” YAPILAŞMANIN ETKİSİNDE KALMIŞ

GazanferAğa Medresesi (solda); Pantokrator Kilisesine (Zeyrek Camii) çıkan sokak(sağda)

Oya Kamacıoğlu

Bahar güneşinin aydınlattığı bir Pazar günü, Antonina Turizm’in tertiplediği Süleymaniye-Zeyrek-Vefa turuna katıldım. Tarihçi Mehmet Ekinci rehberliğinde Zeyrek turuna “Fatih Kadınlar Pazarı” ile başladık. Burası Fatih parkına ve Bozdoğan kemerlerine çok yakın bir meydanlık. Üç tarafı evler, özellikle Güneydoğu yöresel yiyecekleri, otları, tütünleri, balları satan dükkanlar, kasaplar ve ünlü büryan kebabı lokantaları ile çevrili. Görülmeye değer, ilginç bir yer.
Oradan Zeyrek yokuşlarını tırmanmaya başladık. Zaten Zeyrek, İstanbul’un dördüncü tepesinde bulunuyormuş, Adını da Fatih Sultan Mehmet’in hocası Molla Zeyrek’ten almış. Bizans döneminden günümüze kadar canlılığını kaybetmeyen önemli bir semt. Fetihe kadar Bizans İmparatoru I. Konstantin’in 4.yy.da yaptırdığı Havarıyun kilisesi ve civarındaki irili ufaklı kiliseler ve manastırlarla tam bir dini alan imiş. Fetihten sonra, kiliselerin camiye çevrilmesiyle hamamların, çeşmelerin ve mescitlerin ilavesiyle tam bir Türk-Müslüman semti haline gelmiş. 
Restore edilmiş bir eski ev.

Bizans’ta da var olan sıra evler, Türklerin yerleşmesiyle cumbalı tipik ahşap evlere ve küçük konaklara dönüşmüş. Ama ne yazık ki güzel Zeyrek evleri, İstanbul’un geçirdiği meşhur yangınlardan ve 1970’li yıllardan sonra başlayan“İstanbul’a göç”ten nasibini almış. Gezerken, o yıllarda yapıldığı belli çok katlı çirkin apartmanlar gördüm. Bu apartmanlar, restore edilmiş ve edilmese de güzelliği belli o evlerin arasında semtin tarihi dokusunu bozuyor. Yanmaktan ve yıkılmaktan arta kalan birçok ev ve konak, çeşitli kuruluşlar ve kişiler tarafından iyi ki restore edilmiş de semtin özelliği böylelikle bir ölçüde korunmuş.

30 Ocak 2017

Yaratıcı zekâlar REFERANDUM için iş başında!

Referandum tartışmalarının erken başladığı ülkemizde yaratıcı zekalar da iş başında. İşte o fıkralardan biri:
Yolcular uçağın yanında otobüsten inmişler. Bavullarını gösteriyorlar. Bir bakmışlar uçak şirketinin minibüsü yanlarında durmuş. İçinden kaptan pilotla, yardımcı pilot inmişler. Yolcular fena halde şaşırmışlar! Nasıl şaşırmasınlar? Kaptan pilotun elinde bir beyaz baston, kolunda üç noktalı bant.
Yardımcı pilotun elinde bir köpek tasması, tasmanın ucunda bir köpek, Sağa sola çarparak öylece ilerliyorlar uçağa.
Günlerden 1 Nisan değil ama ”Şaka herhalde” demiş yolcular, doluşmuşlar uçağa...
Uçak pistte hızla ilerlemeye başlamış. Yolcuların gözleri camda. Uçak hızlanmış. Yolcular endişelenmeye başlamışlar. Uçak daha hızlanmış. Pistin sonu hızla yaklaşmaya başlamış. Uçak iyice hızlanmış. Bazı yolcular paniklemiş, dua etmeye başlamışlar.
Uçak son hıza ulaşmış. Uçak bu arada pistin sonuna da ulaşmış. 100 metre sonra betonun bitip cimlerin başladığını gören yolcular dehşet içinde çığlığı basmışlar.
#Hayırrrrrrrrrrrrrrrrrrr !!
Tam o anda da kaptan pilot levyeyi sonuna kadar çekmiş. Uçak tam pist biterken tekerleklerini yerden kesmiş, havalanmış.
Kaptan pilot arkasına yaslanmış derin bir nefes almış ve yardımcı pilota dönmüş:
'Biliyor musun? Bir gün ÇIĞLIK atmakta ve #Hayırrrrrrrrrrrrr diye bağırmakta gecikecekler ve hep birlikte geberip gideceğiz!'

24 Ocak 2017

Facebookta yayılan and!

Sosyal paylaşım sitesi facebookta hızla yayılan bir andı sizlerle paylaşıyorum:

“Mustafa Kemal Atatürk'ün izinden gideceğime, 
O'nun İlke ve Devrimlerine sadık kalıp onları daha da ileriye götürüp, kollayacağıma ŞEREFİM ve NAMUSUM üzerine ant içerim.
Türkiye Cumhuriyeti'ni yobazlardan, gericilerden ve demokrasi düşmanlarından korumak için BAŞKANLIK sistemine ve ANAYASA değişikliğine HAYIR diyorum...
Herkesin Cumhuriyet'e borcu var; bu uğurda çalışmak ve mücadele etmek boynumuzun borcudur”.
Aynen katılıyorum.

22 Ocak 2017

Bir tabelanın düşündürdükleri!


Göl kenarında bir açık hava lokantası.
İşletmecisi verdikleri hizmeti bir tabela ile sıralamış.
Bozuk Türkçe ifadeler, görenleri sadece gülümsetiyor.
Biri  çıkıp “yahu şu tabelanın Türkçe'sini bir düzeltseniz” demiyor.
Ne dersiniz, bu yazıyı yazan mı yoksa gerekli uyarıları adam sende deyip yapmayanlar mı sorumlu?