31 Mayıs 2007

Maviliklerde giderken yeşile doymak!...

Boğaz'da erguvanları seyretmeyi kaçırdınız mı? Olsun varsın kaçırmış olun ama bu günlerde Eminönü'den kalkan bir vapurla bir Boğaz turuna ne dersiniz? Bence bu geziye kendinizi zorlayın ve o güzelim Boğaz'ın yeşilliğini -beton yığınlarına gözünüzü kapatıp- bir kere daha doya doya seyredin.

VAPURDA..

Bir kızın saçları değiyor yüzüne,
Buram buram deniz kokuyor nefesi.
Bir çocuk atlayıverecek maviliklere sevinçten,
Yanındaki martı duymayacak çığlığını...
Suzan Peker

11 yorum:

SaNeM dedi ki...

Dunyanin en guzel vapurlari bizim ulkemizde.

Punto dedi ki...

Evet Sevgili Sanem; Bir ara anket yaptılar yeni vapurlar için. Sonunda birine karar verdiler ama yenileri yapılıyor mu bilmiyorum.

Elif dedi ki...

Adalar'a mi gidiyordunuz Bostanci'dan? Arkadakini Kinali'ya benzettim. :o) Yoksa Camlica mi? Galiba Camlica. Kinali'da o kadar bina var mi?

www.elifsavas.com/blog

Punto dedi ki...

Sevgili Elif; Arkada görünen yer evet Çamlıca. Ben de vapura binmeden önce Eminönü'nde hani balık ekmek satanların önünden çektim fotoğrafı. Artık balık ekmek sandallardan satılmıyor. Eminönü modernleşti. Balık ekmeği artık turistler yiyor.
Kınalıada da binalar çoğaldı ama çok fazla değil.

Berceste dedi ki...

En sevdiğim Boğaz gezisidir vapurla olanı... Bir Anadolu kıyısına uğrar, bir Avrupa! Son durak Anadolu Kavağı... Bira ile ekmek arası balık alınır, tepeye çıkılır, manzaraya doyamayarak yenilir... Üzerine bir de vapura binmeden nefis dondurma. Var mı böyle bir keyif dünyada?

Berceste dedi ki...

Suzi'm kitap ne zaman kitap?

Punto dedi ki...

Sevgili Dilek; Bildiğimiz bir yolculuk ama biliyoruz diye ihmal ettiğimiz bir yolculuk. Bence her seferinde insan büyük mutluluk duyuyor Boğaz'ın güzelliğinden.
Suzi'den hiç haber yok bu aralar.

Pınarın Klubesi dedi ki...

Bu yazıdan sonra yapılacak şey, hemen bir boğaz turu yapmak olacak. Bu yazıdan ilham alan bir tek ben olmaz isem, karşılaşırız belki diğer blog arkadaşlarla, birbirimizi hiç tanımadan geçip gideceğiz belki... Ben yine de bakacağım çevreme, acaba bu vapurda benden başka varmı blog sahibi diye...

Punto dedi ki...

Sevgili Pınar; Gerçekten insanlar yaşadıkları yerin güzelliğini fark edemiyorlar. Fark ettikleri zaman da iş işten geçiyor.

Berceste dedi ki...

Pınar, sizin yerinizde olsam, kekimi kurabiyemi alıp vapura koşarak bir Bloggerlar toplantısı yaparım... Sessiz sakin, manzaraya karşı, ister termostan, ister vapurdan çay, sonrasında da Anadolu Feneri iyi gider!

Pınarın Klubesi dedi ki...

Berceste
bu toplantıyı bu seferlik eşimle yaptık:) Blogger arkadaşları ile yapmak çok iyi fikir,
pazar günü 8.15 vapurunda buluşmak üzere:)