29 Haziran 2007

Üstüne çıksak, becerecek miyiz?

Haberi Antalya değil de Patagonya olarak yazsak!.. Şöyle bir haberle durumdan haberdar olacaktınız!
"17 yaşındaki Mehmet, plajda arkadaş olduğu 13 yaşındaki İngiliz kızın üzerine çıkarak tacizde bulunduğu için tutuklandı! Türk Gazateciler Ordusu, Mehmet’in tutuklu bulunduğu kenti istila etti. Durumu büyük bir haksızlık ve demokrasi dışı bir tavır olarak tüm dünyaya yansıttılar! Ve asırlardır böyle durumlarda milletçe üstüne çıkma şansımızın olmadığı gerçeğini haykırdılar! Bu durum Türkiye ile Patagonya arasında ciddi bir krize yol açtı... Türk yetkilileri, gelişmiş demokratik ülkelerdeki üstünlüğü örnek göstererek bu olayda da üstüne çıkma gayretini ciddi olarak geliştirdiler. Türk Dışişleri Bakanı Brüksel’deki AB toplantısı sırasında Patagonya Bakanından derhal Mehmet’in iade edilmesini istedi... Üste çıkıp becermenin gelişmiş demokrasilerde olmaz ise olmaz hak olduğunu hatırlatarak “Patagonya’ya AB üyeliğinizi gözden geçirmek durumunda kalırız” dediler...

AB rüyasından biraz ıslak da olsa uyanabildik mi?
...........................
Türk Milleti pek çok gece rüyasından ıslak kalksa da gerçek olmayan başka gelişmeleri neden göremez! Neden olmadık iyimserlikle hâlâ çok zor bir hayal peşinde koşar? Muasır medeniyet seviyesine, üstümüze çıkılsa ve becerilsek de biraz ıslandık o kadar deyip mi katlanacağız... Bizi İS-TE-Mİ- YOR-LAR! Bunu bilerek hakkını aramak başka şey değil mi?
İstememek de onların hakları... Bizimde yanlışları düzeltecek, olmayacak dualara son verip kendimizi küçük düşürmeden tanıtabilmek, sevdirmek için uzun ince bir yola soyunduğumuzu anlatmak hakkımız! Ama küçük görmenin ötesine geçmek ve aşağılamak kimin hakkı olabilir? Avrupa’nın mı? Yoksa sadece Fransızların mı?
Fransa beceremez diyen TÜSİAD ilk kez bana göre de yüzde yüz haklı... İtiraf da ediyorlar.. Beceremeyiz diye! Hem de ilaçla destek alsak bile olmuyor itirafları var.!.. Bugünlerde Fransız kentlerinde boy gösteren bir afiş var! İş adamları derneği bu iştir, ticarettir deyip öfke içindeler, kendilerinden başka hiç kimsenin gerçeği göremediğinden yüzde yüz emin konuşuyorlar... Ve biz becereceğiz deniyor... Özetle son çıkışları şöyle:

TÜSİAD, "Fransa’da gerçekleşen Cumhurbaşkanı ve hükümet değişikliği sonucunda, AB’nin hukuksal ve ilkesel taahhütlerinin sorgulanması, AB’nin bir hukuk düzeni olarak saygınlığına ve meşruiyetine büyük zarar vermiştir. Fransız yönetimi, Türk halkına karşı hasmane bir tutum içine girmiştir. Fransa ile Türkiye arasında hiçbir siyasi ve ekonomik çıkar çatışması mevcut değilken, Türkiye Fransa’ya karşı hiçbir hasmane duygu beslemezken, Fransa’nın bu tutumu 21. yüzyılda demokratik bir ülkeye yakışmamaktadır. Reformlara devam edildiği sürece, Fransa Türkiye’nin AB’ye tam üyelik sürecini engelleyemeyecektir." denildi ve AB hakkında toplumu yanlış bilgilendiren abartılı yorumlardan sakınılması, sağduyulu ve akılcı bir yaklaşım sergilenmesi gerektiğine dikkat çekildi.

Fransa da sokakları süsleyen afişlerden birinde türbanlı bir bayan ve bir erkek var. Şöyle deniyor afişte:
Türkiye ;
“Viagra almama rağmen yapamıyorum!”
Türkiye,ne bir geceliğine, ne de ömür boyu.


TÜSİAD’ın dikkatini çekecektir bu afiş!.. Mesele AB ye karşı olmak mı? Yoksa gerçeği görmek mi? Avrupalı’nın kendini nasıl üstün gördüğünü bilmek bu kadar zor mu?
İç kavgaları bitirsek... Askerle önce zıtlaşmayı, sonra yumruklaşmayı kahramanlık saymasak... Terörle flörtü sandıkta oy hesabını yapmasak!... Hukukun üstünlüğünü üstüne çıkılacak yer diye algılamasak, gizli anlaşmalarla dışa gizli halatlar uzatmasak! Siyaset padişahlığından vazgeçebilsek! Kazan kazan deyip kaynayan kazanın içine balıklama dalmasak, birbirimizin ayağını çekecek yerde elele tutsak kısır kavgaların üstüne çıksak... Becerecek miyiz.?...

Mutlaka becereceğiz! Yeter ki bir üstüne çıkalım...

Hiç yorum yok: