24 Kasım 2008

Çevre katliamı nasıl başlar, nasıl seyredilir?

Geldiler, köşeyi incelediler. Yamacın altında iki okul, karşıda yedi yüz haneli bir site, etrafta diğer siteler ve onlara giden büyük bir yol.
“Olabilir” dediler kafalarında.
“Kime ait bu küçük alan acaba?”
Araştırmaya başladılar.
Eğitim alanı ama belediyeye terk edilmiş olduğunu öğrendiler.
Belediyeden işlerini hallediverdiler. Nasıl hallettilerse öyle hallettiler.
Bir gece üç dört çamı yok ettiler, kimse görmeden.
Sonra toprağı düzeltip mıcırı döktüler.
Çevre halkı ne oluyor orada diyene kadar, elektriği bağlattılar hemen. Bu ne hız dedirten çabuklukla.
Herkes birbirine sordu ne oluyor burada?
Her kafadan bir ses çıktı. Kimse ne oluyor diye öğrenemedi. Çoğu vatandaş da merak bile etmedi.
Bir sabah kalktılar, mıcırın üstüne betonun çekildiğini gördüler. Yine kimse kıpırdamadı.
Ve sonunda anlı şanlı TIR, yanaşıverdi beton alanın dibine.
Gecekondu gibi, TIR konmuştu o köşeye.
Kimi üzüldü çevre için, kimi de ayağımızın dibine dürümcü geldi diye sevinmişti.
İş işten geçtikten sonra “TIR lokantanın” kaldırılması için imza toplandı. Kimileri imzaladı, kimileri de imzalamadı.
Atı alan Üsküdar’ı geçmiş, çevrenin katledilmesi sadece seyredilmişti.
Yurdun bir çok yerinde büyük çevre katliamlarının seyredilmesi gibi.

6 yorum:

ERDIL dedi ki...

Sn.Punto varmi, dünyada bir millet !?
Bindigi dali kesip de, havada kalan....

Elif dedi ki...

Aaaa!!!! Punto ben bak simdi, baska ulkede olsa lafindan hic mi hic hoslanmiyorum ama vallahi baska ulkede olsa oraya pankartlarla mahalleli gelir. Burada agac katlettiler, yemek yemeyin filan diye protesto ederler. Tabii durumcuden saldirmak isteyen cikar, onlar da polis korumasinda protesto ederler...

lar, ler, lar, lar. Agaclar gitti, yiyen rusvetini yedi, konu bitti. :o(

www.elifsavas.com/blog

Berceste dedi ki...

Nasıl olabiliyor bunlar? Aklım almıyor benim! Geçenlerde de televizyonda belediyenin haberi olmadan(????) yapılmış bir Atatürk heykelinden bahsediliyordu. Taksim Meydanında! Adam aylarca çalışmış, kimse birşey dememiş. Sonra 29 Ekim sıraları keşfetmişler göya, sponsor firmaların isimlerini kaldırtmışlar heykelden. Heykel ve yapan adam öyle kek gibi ortada durup duruyor! TV kanalları tek tek adamla konuşuyor... Sonra gecekondu yaptı millet yıkalım, yok yok onlar oy potansiyeli, yıkmayalım kömür dağıtalım muhabbetine girerler artık. Heykeli yapan adama ve sizin TIR'a da verirler mi birer torba kömür sizce ya da TIR sitenize bedava dürüm dağıtır mı şikayet edilmesin diye?

Ben de bankalarla cebelleşiyorum bir yandan. İkametgah zorunluluğu getirilmiş. Yeni, eski kimin hesabı varsa, herkesten istiyorlarmış! Hesabınız yok, kredi kartınız varsa, onun için de lazımmış! Kaçakçılığı, sahteciliği önlemek içinmiş. Ben bilmem kaç yıl önce hesap açtırmışsam, düzgün bir müşteri olup olmadığım da izlenebiliyorsa, niye şimdi gidip yeniden beyanda bulunuyorum? Bir de şu kısmı var işin. Ben Türkiye'de yaşamıyorsam, adresim yurtdışı ise ve ikametgahım yoksa! Git Boğaz Köprüsünden atla diyorlar nerede ise!

Punto dedi ki...

Bence havada kalan yok da yere çakılan var Sevgili Erdil.

Punto dedi ki...

Sevgili Elif; nerede o duyarlı millet. Kimse kılını kıpırtdatmadı bile. Bir kaç dinozor olarak bizi de kimse dinlemedi doğrusu.

Punto dedi ki...

Sevgili Dilek; ikametgah zorunluluğunu herkese uygulayacaklar sanırım. Bizim muhtar çok sevinmişti bu işe.