16 Şubat 2009

İstanbul’a sonunda kar yağınca!...

Eşim salondan seslendi; “gel bak her taraf bembeyaz oldu”. Şubatın ortasına gelmiş, lodos İstanbul’da karlı günleri unutturmuştu. Pencerenin kenarına oturdum. Eskiden okuduğum bir şiirin sözcükleri zihnimde kar taneleri gibi uçuşmaya başladı. Sonunda buldum. Nazım Hikmet’in kar şiiri. Deklanşöre bastım ve bu görüntüyü güzel şiirle sizlerle paylaşmak istedim:

Lambayı yakma,
bırak, sarı bir insan başı
düşmesin pencereden kara.
Kar yağıyor karanlıklara.
Kar yağıyor ve ben hatırlıyorum.
Kar...
Üflenen bir mum gibi söndü koskocaman ışıklar...
Ve şehir kör bir insan gibi kaldı
altında yağan karın.

Lambayı yakma, bırak!
Kalbe bir bıçak gibi giren hatıraların
dilsiz olduklarını anlıyorum.
Kar yağıyor
ve ben hatırlıyorum.