20 Aralık 2006

Yağmur damlası!

Camı birkaç kez tıklattım. Baktım kimse bakmıyor daha hızlı, daha hızlı tıklattım camı. Bir yaşlı yüz belirdi camın ardında. Asık bir yüzle baktı, baktı “yine yağmur yağıyor” dedi. Sahi ben bu cama nasıl gelmiştim.
Güneş ışığının etkisi ile her gün yüz binlerce metreküp su buharlaşarak atmosfere doğru yükselirken ben de aralarında ne olduğunu anlamadan atmosfere çekiliverdim. Yükseldikçe üşümeye başladım.. Öyle biran geldi ki su buharı olarak hava sıcaklığının çok düşük olduğu bir bölgeye geldik. Bir buhar taneciği olarak havadaki toz parçacıklarına tutununca birden şaşırdım. Buharken su taneciği oluvermiştim. Tüm arkadaşlarım da su taneciğine dönüşmüştü.

Biz hepimiz birleştik ve bulut haline geldik. Henüz küçük bir buluttuk. Baktık bizim gibi su buharı arkadaşlar yanımıza geliyor, sevindik. Onlar da su taneciği haline gelince büyüdük, büyüdük ve yüz binlerce su damlacığı birleştik. Yeterli büyüklüğe ulaşınca yerçekiminin etkisiyle yere düşmeye başladık. "Eyvah" dedim "ben şimdi nereye düşeceğim. Bir denize mi? Toprağa mı? Yoksa asfaltlara düşüp arkadaşlarla birlikte sel mi olacağız? Sel olup dere yataklarında ev yapanların evini mi basacağız?"

Çok şükür ben bir evin camına düşüp tıklatmıştım yavaş yavaş. İçerideki yaşlı nineyi korkutmadan. Benim buhar olup evin camına düşüne kadar geçirdiğim süre sekiz günümü aldı. Bizim bulutun yarısı yere düşmesi de otuz dakika sürmüştü. Demek ki devamlı bize bulut eklense günlerce yağabilirdik. Dünyadaki su daima hareket halindedir. Su çevrimi milyonlarca yıldır devam ediyor, hayatın mevcudiyeti de buna dayanıyor. Bizsiz bir hayat olabilir mi?

Camdaki yaşlı ninenin asık yüzü birden canlandı. İnsanlar hep kendilerini düşünür. Bu su damlacıkları kim bilir kaç canlıya hayat verecek. Ürünlerimizi besleyecek. Ve bulutlara doğru çevirdi yüzünü. “Yavaş yavaş yağ, birden yağıp sel olma” diye içinden dua ettiğini duyar gibi oldum.

8 yorum:

LaMa dedi ki...

Bir gun bir bulutttan bir yagmur damlasi denize dustu. Damla denizi gorunce sasirdi ve "Deniz denen bu yerde ben ne oluyorumki,eger deniz buysa ben bir hicim?"dedi. Damlanin bu sozununu duyan bir mercan ona acidi,onu aldi ve besledi. Damla cok guzel bir inci oldu.
Bir gun bir balikci onu buldu, padisaha goturdu. 'Hic' olan yagmur damlasi padisah hazinesine bir
inci oldu...

Punto dedi ki...

Merhaba lama,
Yorum bıraktığınız için teşekkür ederim.
Haklısınız, her damla aslında bir inci kadar kıymetli. Yeter ki bu damlaların kıymetini bilelim.

Pınarın Klubesi dedi ki...

Çok çok güzel bir hikaye.. İnsanın içini yumuşatıyor, çocukluğunu hatırlatıyor. İlkokulda Türkçe kitabında bir hikaye vardı, "Pınar ile Yağmur Damlası" diye, aklıma o hikaye geldi...
Yağmur un nasıl oluştuğu 3-5 cümle de ne güzel anlatılmış. Bence, Türkçe kitaplarımıza alınabilecek türden çok güzel bir hikaye..

Punto dedi ki...

Merhaba Pınar,

Yağmurlu bir günde yazmıştım bu hikayeyi. Kimsenin dikkatini çekmeyince buruklaşmıştım. Sadece Lama farklı bir yorumla katılmıştı. Yazını görünce çok sevindim. Sağol. Şimdi sıra "kar" da.

Pınarın Klubesi dedi ki...

İçinizi buruklaştırmasın. Nazar değmesin, sürekli üretiyorsunuz, yeni yazılarınız arasında gözden kaçırdıklarım olabiliyor. Bu yazıyı sonradan farkettim mesela. Eminim diğer arkadaşlar içinde öyledir.
Genelde yazılarınızı okumadan önce acaba bu konu ilgimi çekermi diye önyargı ile başlıyordum. Ama artık öyle bir hal aldı ki her yazıdan çok büyük keyif alıyorum.
Bu konuda sizi ve kendimi tebrik ediyorum:) Sizi, güzel yazılar, bilgiler ortaya çıkardığınız ve bizimle paylaştığınız için, kendimi de önyargılarımı yendiğim için:)tebrik etmek istiyorum.

Punto dedi ki...

Ben de teşekkür ediyorum güzel sözlerin için. Galiba acele ediyorum. Her yazıdan sonra 3-4 gün beklemek gerekiyor sanırım. Ama yıllarca günlük gazete yayınlayan biri için beklemek zor geliyor. Bilgiler herkesin bildiği bilgiler aslında. Ben sadece unutulanları hatırlatmaya çalışıyorum.
Bu aralar önemli günlerle ilgili çalışıyorum. Geçmişimizi unutmamak açısından önemli günleri hatırlatmanın doğru olacağına inanıyorum.

el_ekber dedi ki...

çok güzel bir yazı olmuş tkr edrz..
ben bir istirhamda bulunmak istiyorum..
bir blog oluşturdum ve bu blogu gerçekten konu olarak çok düsündüm..
acaba bizim için en gereklisi neydi?? diye ve en sonunda en gerekli gördüğümü konu edindim..
ziyaret etmenizi çok istiyorum destek olmanızı..

http://gecmisiguncelle.blogspot.com

hiç olmassa bir bakın izleyin...
tekrar tesekkür edrm :)

Punto dedi ki...

Sevgili El Ekber; blogunuza uğradım. Hayırlı olsun temennilerimi bıraktım.