20 Nisan 2007

Hepimiz kör müyüz!?

Karanlık bir değil ki!.. Neyin ne olduğunu görememek, ne olduğunu öğrenememek, karanlığın bizi saracağını bildiğimiz halde ışığı yakalayamamak!..
Bunların tümü birlikte olursa bugünü anlatmağa yeter mi? Başımıza gelenlere bakın... Başımıza geleceği de, kimin baş olacağını da kestiremeden karanlığın içinde değil miyiz? 70 milyonu aylardır, haftalardır oldu olacak diye oyalamayı yüksek siyaset zannedenlerle çelik çomak oynamak kaderimiz mi?.. Kimin çomağı nereye soktuğu belli mi?
Her alanda karartma yok mu? Karanlık büyümüyor mu? Acaba korkusu ile adım adım acıya, utanca ve umutsuzluğa sürüklenmiyor muyuz?... Hem de hak etmediğimiz ölçüde...
......................
Malatya’daki vahşet neyi işaret ediyor?.. Elden giden din mi? İnsanlığımız mı? Hoş görümüz mü? Karanlığa gömülmüş olanların biri de bu... Kim oynuyor? Oynanan çelik çomak mı?
10 bin kişinin Hıristiyanlığa geçtiği söyleniyor... Misyonerlerin merkez kadrosu 50 kişi. İçişleri Bakanlığı verilerine göre 1999’dan bu yana din değiştirenler 344 kişi...
Siyasiler yıllardır konuyu tehlikeli buluyor!.. MHP lideri Bahçeli, BBP lideri Yazıcıoğlu ve SP lideri Kutan misyonerleri tehdit olarak gösterdi.
DSP lideri Bülent Ecevit 2001'de konuyu MGK'ya taşıdı. Rahşan Ecevit'in "AB sürecinde din elden gidiyor" açıklaması yaptı. Hıristiyanlığı yaymaya çalışanlar Milli Güvenlik Siyaset Belgesi'nde de tehdit unsuru olarak yer aldı
Sonra: Yeni Ceza Kanunu’nda ise Hıristiyanlığı yaymanın suç olmadığı yazılı.

Geçen yılın şubat ayında Trabzon’da Katolik Papaz Andrea Santoro’yu öldüren lise öğrencisi, Hrant Dink’i vuran da lise öğrencisi... Yaşları nerede ise aynı... Malatya’da üç insanı, dini inancı yaymaya çalıştıkları için vahşice öldüren katiller de ötekiler gibi 20 yaşın altındaki gençler... Oyunun adı ne dersiniz?.KARANLIKTA ÇELİK ÇOMAK!
Olamayacağımız halde söylediğimiz yalanlar bizi kurtarıyor mu? Hepimiz Santoro’yuz, hepimiz Hrant’ız , Ermeniyiz veya hepimiz hıristiyanız demek neyi kurtarıyor! Neyi önlüyor?
Ülkemi cemaat yurtları sararken, yapılanlar ve niyetler açık değilken kimi tanıyacağız kimi öğreneceğiz kimi görebileceğiz? Belli mi?
.........................
Medya demokratik tavrın ışık tutan kalabalıklarını gerektiği gibi yansıtıyor mu?... Medyadan beklenen tarafsızlık bir tarafa mı atılıyor dersiniz?..
Son mitingden, 14 Nisan’dan sonraki görüntü Medyanın sınıfta kaldığı bir imtihan olmadı mı? Bir karanlığın daha serin gölgesini yaşamadık mı?
...............
Gene de yalanları gerçekmiş gibi dinleye dinleye gidiyoruz!
23 Nisan Egemenlik ve Spor Bayramında geçen yıl Bülent Arınç, 21 yaşındaki İmam Hatipliyi genç bir çocuk olarak! koltuğa oturtmuştu... Kendisi Meclis Başkanı olarak ne denli tarafsız olduğunu da ispatlamamış mıydı? Aynı Başkan 14 Nisan öncesi Mitinge gidenlere göz dağı vermedi mi? “Mitingi düzenleyenler darbeci.. Daha demokratik düşünün ve katılmayın” demeğe de getirmişti.. Ne oldu... Katılım 1 milyon veya 500 bin... Ama görülmedik kadar çok....
Bu yıl aynı zihniyet yabancı çocukların gösteri yapacağı Ankara Atatürk Spor salonunu Endülüs spor kulübüne kiraladı... Niçin... En güzel kuran okuma yarışması için...
Ankara da başka salon kalmamış gibi... Son anda gazeteler durumu açıklayınca karanlık ortaya çıktı... İnkar gene sahneye çıkmadı mı? İnkar edildi. Haberleri yoktu!
Haberleri öyle şeyler de yok ki.. Rejim tehlikede olsa yabancı para gelir mi? Bu yalan da cevap buldu!.. Yüksek faiz ve gelir varsa üstelik İMF de kefil ise bal gibi gelir... Sen bedavadan para kazandır yeter ki?
...............
Çelik Çomak oynamayı sevmeyen Fransızlar da Cumhurbaşkanı seçiyor. Adaylar 1 yıl önceden belli olmuş... Fransız halkı adayları tanıma ve karar verme haklarını kullanıyorlar. Halkın, kamu oyunun tercihleri sık sık yansıyor...
Adaylar ve bilgiler son saniyeye kadar saklanmıyor ki... Biz de tek kişi, kimseye bakmadan ne olacağını 70 milyondan saklayabiliyor... Bunun adı taktik... Uygulaması demokrasi öyle mi? Durumdan sıkılanlar için de çelik çomak hazır... Oynasınlar diyebiliyor..
Her şeyin başı Laik Anayasadır... Ve de Anayasa’ya göre İslamcılık, dincilik, şeriatçılık, tarikatçılık yasa dışıdır, gayri meşrudur.
Ve karanlıkta oynanan çelik çomak da zannedilenden daha tehlikelidir.....

9 yorum:

Berceste dedi ki...
Bu yorum yazar tarafından silindi.
Berceste dedi ki...

Bütün bunları görebiliyor olmak, ama hiç birşey yapamamak daha da acı değil mi? İstendiği şekilde at koşturuluyor meydanda. Yukarı tükürseniz bıyık, aşağı tükürseniz sakal misali, hiç kimse karışamıyor! Bir tek Ahmet Necdet Sezer karışabiliyordu, o da gidiyor!

Elif dedi ki...

Cok uzgunum ve icim kapkara. Ama zaten bir davayi kaybetmenin ilk adimi boyle hissetmek. Umitsizlik olunca, yalnizlik hissi, sonra caresizlik, sonra ben birsey yapamiyorum yikintisi ve davayi terk edis. Demek ki silkinip kendime gelmeli ve omidimi kaybetmemeliyim. ama sirf boyle olmuyor, baska yapilacak seyler olmali.

www.elifsavas.com/blog

Punto dedi ki...

Evet Sevgili Dilek; Cumhurbaşkanımız ne diyor diye yorumlamadan, demokrat geçinen bir kısım yazarlar ve medyanın önemli bir bölümü Sezer’i eleştirdiler. İşte karanlıklar burada başlıyor.

Punto dedi ki...

Bence de yapılabilecek çok şey var Sevgili Elif. Ümidimizi kaybetmemiz demek, her şeyi kabul etmemiz demektir. Tandoğan Mitingi’ni gördükten sonra azalan ümitlerim tekrar çoğaldı. Bu ülke insanları susar, susar ama bıçak kemiğe dayandığı zaman da sesini duyurur, gereğini de yapar.

ERDIL dedi ki...

Sevgili Punto 1923 senelerin de Atamin bazi sözlerini koydum sayfama o günlerde bize anlatmisdi bu günleri.Onun ilkelerine bagli insanlar var oldukca birilerinin arzulari hic bir zaman olmiyacaktir.Ben yanarim gecen kayip zamanlara.Bakalim onlari nasil telafi edecegi.

Mine dedi ki...

Punto Ağabey,
Cumhuriyet Yürüyüşü kendime ve ülkemin insanlarına olan güvenimi ve geleceğe dair ümidimi artırdı. Tüm Türkiye Tandoğan'da ve de Anıtkabir'de kucaklaştı.
Karamsarlıktan kurtulmak ve de çözüm üretmek lazım.

Saygılarımla

Punto dedi ki...

Sevgili Erdil; Atatürk gibi geleceği bilen bir başka lider var mı? büyük liderlerin hepsi silindi gitti. Atatürk ise ilelebet yaşayacak, ilkeleri yaşatılacak. Buna çok inanıyorum.

Punto dedi ki...

Sevgili Mine; Uyuyan devi uyandırdılar, boylarının ölçüsünü aldılar. Bakmayın siz mitingi küçültme gayretlerine. Onlar mesajı öyle bir aldılar ki.