

İznik’te müzeyi gezerken bahçede sergilenen Bizans dönemi taşlardan biri ilgimizi çekmişti. Doğru söylemek gerekirse benim değil de eşimin ilgisini çekmişti. Bana bu desenlere kaynak olan bitkiden okul bahçesinde çokça bulunduğunu söylemişti.
Üşenmedim, İstanbul’a döndüğümüzde o bitkinin fotoğraflarını çektim. Henüz çiçekleri açmamıştı.
Bitkinin adı AKANTUS. Çoğunuzun bildiği bir bitki.
Bitkinin kökeni Yunan ve Mısır medeniyetlerine kadar gidiyor. Yaprakları dikenli, desenli ve büyük. Eski medeniyetlerde dikenlerin evleri kötülüklerden ve uğursuzluklardan koruyacağına inanılıyor. Bu nedenle de evlerin etrafına dikiliyor. Akantüs rölyeflerine korint sütun başlıklarında sıkça rastlıyoruz.
Akdeniz ülkelerine has bu bitkinin motiflerini Doğu Beyazıt’taki İsak Paşa Sarayı’nda bile görüyoruz. Sarayın mihrap nişini çevreleyen sivri kemer etrafında akantüs yaprağı motifleri bulunuyor.
Akantüs motifleri günümüze kadar gelmiş. Özellikle mobilyacılıkta akantüs yaprağı modelini ağaç oyma ve kabartmalarında görebilirsiniz.
2 yorum:
Çok ilginç bilgiler bunlar Akın amca. Eşinizin dikkati de tebriğe değer! Demek insanlar bitkiyi ekemeseler bile taşlara kazıyarak yakınlarında olmasını istemişler!
Sevgili Dilek; kime sorsam bu bitkiyi tanımıyor. Bahçeye dikmek için peşindeyim akantüslerin.
Yorum Gönder