9 Ocak 2007

Etin ateşle dansı!

Dallas- Kelaynak-
Mutfak ve yemeğe meraklı olanlar için bir kaç satırla anlatmağa çalışacağım et lokantası TEXAS de BRAZİL adını taşıyor.... Tıpa tıp aynı lokantadan ABD sınırları içinde 12 tesis var ve hepsi büyük ilgi görüyor.... Lokantanın belirgin özelliği dana etinden kaynaklanıyor....Izgara olarak akla gelen hemen her et ikram ediliyor....Bu 12 lokantanın görünüşü de benzer oluyor...
İlk göze çarpan lokantanın bulunduğu semte geldiğinizde cadde üzerinde tüm pencereleri ve çepe çevre kapıları alev alev yanan bir bina oluyor......İşte burası Texas de Brazil..Kapının siyah rengi pencere çerçevelerini de kaplamış ve genel de siyah kırmızı bir uyum yaratmış....
Girişte tanıtım malzemelerinden küçük bir bölüm kapının hemen iç boşluğunda sizi karşılıyor. Bilgisayarla randevunuz kontrol ediliyor ve masanıza buyur ediliyorsunuz..Hemen yanı başınızda biten garson uzunca ve dikkatli şekilde Lokantayı tanıtıyor ve özelliklere geçiyor.. Size bir yanı kırmızı diğer yanı yeşil bir kart veriyor...Bu kart masanıza gelecek et trafiğinin kırmızı ve yeşil ışıkları...Kırmızıyı çevirir tabağın yanına koyarsanız o anda size yeni et servisi yapılmıyor..-Yeşil varken her an tabağa yeni et geliyor.. Masada iken birinci perdeyi açmanız bekleniyor...Mevsimine göre yaklaşık 50 çeşit salatanın yer aldığı salata bölümünden tabaklarınızı doldurmanızla yemek başlıyor... Lokantanın ilk prensibi istediğinizden istediğiniz kadar alabilmeniz... İçeceğinizi de seçtiniz ise salatanın bitmesi ile et servisi başlıyor..
Buna servis demek ne derece doğru bilemem. Farklı bir et hücumuna uğradığınızı söylersem daha doğru olur... Her cins etin pişiricisi, ellerinde etin piştiği ızgara ile alevin önünden kaptıkları eti masanıza getiriyorlar. Zaman kazanmak için kartınıza bakmaları kafi..Yeşil de ise ellerindeki ızgarayı size uzatıyorlar...Hemen her kesin çatalları yanında özel bir de pens var..Bu size ait bir pens..Verilen eti ucundan tutuyorsunuz ve servisi yapan garson eti kesiyor...

Sımsıcak bir servis... Tam birini bitirmek üzere iken bir başkası görünüyor baş ucunuzda..İlki dana rosto demiş ise diğeri kuzu kızartma diyor.. Biz domuz hariç kuzudan danaya tavuktan diğerlerine ne geldi ise birer parça farklı etten aldık doğrusu..Kısa bir süre sonrada kırmızıyı yaktık! Damak tadımıza yakın gelen dana ve sığır etleri oldu..Uzak gelen ise tabaktaki kan.. Kızartma tekniği ile etin sertleşmesine izin vermediklerini söyleyebilirim..Daha doğrusu söylenenleri aktarabilirim: Hiç bilmediğim ve ne yazık ki ilgilenmediğim bir konuda yazı yazmak tehlikeli oluyor.. Ayrıca size tanıtmağa çalıştığım sığırların da beslenmesi önemli imiş..Açık havada kalan ve genelde mısırla beslenen sığır etinin kendine has bir tadı da var bu bifteklerde... Diğer yandan etlerin bütün olarak ızgaralara konması sertleşmelerini önlermiş...
Gelen serviste de dikkat çeken şey bu oluyor. Kocaman bir kızartma
şişi..Altında onu tutan taban elle tutulacak kısım ve kesmeğe yarayan
keskin bıçak...Bir anda ellerinde şişler bıçaklar masaların arasına dalan 5 veya 6 garson oluyor...Et parçaları gerçekten iri...Kuzu but olduğu gibi kızarıp geliyor.Üzerinden bir parça kesiliyor yeniden ateşe konup yeniden belli bir süre kızarıyor... Üzerine kırmızı şarabı da içerseniz sıkıntılar azalıyor...Etin ateşle dansı midenizde bıraktığı buruk, çok farklı lezzet ve kim bilir bir daha ne zaman buraya gelirim düşüncesi ile bitiyor.

..............................................................................................
***KAMA

Lokma ve Lokmacı!

Tarih her zaman Yunanlılar ve Rumların savaşmadan belli toprakları lokma lokma yuttuklarını yazar .. Biz bunu göremeyiz...Bugün de Lokmacı barikatını AB barış isteğimizi görsün diye yıkıverdik... Engel kalktı ama gözlerimizdeki perde kalkmadı...
Yutulmak istenen lokma KKTC..... Lokmacı da Rum....
...........................................................................................................

Çinli doktorla gelen sağlık

Maillerde dolaşan bir sağlık hikayesini sizlerle paylaşmak istiyorum. Belki size de gelmiştir bu mail. Ne kadar doğru bilemiyorum ama elmanın önemli bir meyve olduğunu biliyorum. Yaşananlar hiçte abartılı gibi görünmüyor. İşte anlatılanlar:

"2-3 yıl önce, gözlerimin etrafı siyahlaşmış, vücudumda halsizlik ve şiddetli ağrılar başlamıştı. bir hastanede bir çok incelemeler yapıldı, ancak hiç bir şey bulunamadı. Daha sonra gittiğim Çinli bir uzmanı doktor, ayaklarımın tabanlarını yokladıktan sonra, hiç su içmediğimi ve başta karaciğerim olmak üzere vücudumun bütünüyle kirlenmiş olduğunu söyledi. Eğer su içmeye başlamazsam takriben üç yıl içerisinde öleceğimi de ilave etti. (Ben gerçekten o tarihe kadar genellikle su içmiyor, günde 20-30 bardak çay ve kahve içiyordum.)
Sonuçta Çinli doktor bana her sabah uyandığımda; aç karnına bir büyük bardak ılık suyun içine bir tatlı kaşığı elma sirkesi koyarak içmemi önerdi. Elma sirkesi vücuttaki birikintileri eritiyor, su ise atıyormuş, elma sirkesinin asit değeri vücudun ph değeri ile aynı olduğundan birikintileri eritirken, vücudun hücrelerine zarar vermiyormuş, ayrıca günde en az 1.5 litre su içmek çok önemliymiş, vücudun zehirlerinin ve ihtiyaç duymadığı birikmiş maddelerinin atılmasını sağlıyormuş. Elma, ayrıca vitamin-mineral deposuymuş.
Çinli doktorun dediğini uyguladıktan 4 gün sonra gözlerimin etrafındaki siyahlıklar kayboldu, 10 gün sonra ağrılarım geçti ve kendimi çok iyi hissetmeye başladım. Size de tavsiye ederim, 1 hafta sonra kendinizi gerçekten çok sağlıklı hissetmeye başlayacaksınız. “

Elçiye zeval olmaz. Bir deneyin. Belki size de iyi gelir.

12 yorum:

Pınarın Klubesi dedi ki...

Benim aç kalkacağım bir restauranta benziyor. Tecrübe ile sabittir. Ortası pişmemiş hatta kanları akan etlerle karşılaştım hep. Very well cooked olması lazım. Bu da onların tarzı değil sanırım.
Su içine sirkeyi bir kere denemiştim ama içmek hiç kolay değil, 1 tatlı kaşığı sirke bile buram buram kokmasına yetiyor.
Elma sirkesi birçok şeye iyi geliyor. Cilt içinde çok iyi

cenebaz dedi ki...

Bugün sizin gününüz:) Bayramınız kutlu olsun.

Punto dedi ki...

Sevgili Pınar,
Kelaynak bir süredir Dallas'ta. Orada ilginç gördüklerini aktarıyor. Dediğin gibi Pınar kanlı canlı et yemek işi sanırım Amerikalılara çok yakışıyor. Kan akıtmaya bayılıyorlar. Bana eti sunuşları ilginç geldi.

Teşekkür ederim cenebaz. Ben de 10 Ocak'ın neden seçildiğini sizlerle paylaşarak kutladım günümüzü.

Berceste dedi ki...

Yesil, kirmizi kart kismi pek guzelmis. Yanliz Amerikalilar inanilmaz musrif geliyor bana. Limitsizce tuketiyorlar herseyi.Ozellikle Ingilizlerin idareli yasam tarzini gordukten sonra iyice dusuncelerim bu yonde gelisti. Afiyet olsun size, paylastiginiz icin tesekkurler...

Kelaynak dedi ki...

İlginiz için teşekkürler...Biraz daha açıklama yapmam gerekiyor.
Texas de Brazil Amerikan Lokantası değil..Brezilya lokantası...Zannediyorum belli etler de direk Brezilya'dan geliyor... Çalışanların mutfak bölümü ve servis elemanları da Brezilyalı...
Bu nedenle kanlı kısım Amerika'ya değil Brazilya'ya ait....
Yazıda üzerinde gereken vurguyu yapmamışım...Önünüzdeki tabağın bir saniye bile boş kalma şansı yok...Yağmur gibi kızarmış et geliyor....Tabağın üzerinde kalan kan öyle abartılı değil..Ama en az 10 -15 parça etin ayni tabağa konduğunu düşünün..Sonunda belli bir kısım kan kalıyor..
Bir süre fark edemiyorsunuz....İsraf gibi gelen mesele aslında çözülmüş....Porsiyonlar gerçekten çok yiyenlere göre bol bol...Ama bir şey daha gelişmiş..İsterseniz hemen size çok şık bir plastik taşıma kutusu getiriyorlar.Alıp artan kısmı eve götürebiliyorsunuz...Bu çok normal ve genel de çok da yapılan bir şey...
Bir Meksika Lokantasına gitmiş gene böyle et hücumuna uğramıştık...Çocuklar birer kutu istedi...Ertesi gün öğle ve akşam yemeğinde ancak bitirdik!

tulosh dedi ki...

Punto amca geciktim özür dilerim gazeteciler gününüzü kutluyorum.
Bu lokanta da pek dikkatimi çekti keşke gidebilsem :(

Punto dedi ki...

Teşekkür ederim. Zaman değil yorum bırakmanız çok daha önemli benim için.

Adsız dedi ki...

Böyle et yedikleri sürece Amerikalıların neden böyle et-kafa olduklarını anlamaya başladım galiba ...Bufaloların soyunu da böyle mi tükettiler?

Adsız dedi ki...

Punto amca, elma sirkesinin yararları haberini sakın bir sirke yapımcısı çıkartmış olmasın? Ama yine de mantıklı geliyor. Aktardığın için teşekkürler

Punto dedi ki...

Amerikalılar neyin soyunu tüketmediler ki.
Sirke konusunda ben de bu ihtimali düşünmedim değil.Uygulayanın ismi vardı. Midesi güçlü olanlar deneyebilir. Sonuçta bir bardak suya bir kaşık sirke. Bence de mantıklı.

nadish dedi ki...

bu açılan tekxas de brazil'in yerini bilen var mı?
yardımcı olusanız sevinirim

Punto dedi ki...

Sevgili Nadish; Yazıyı yazan Kelaynak'ın notu şöyle:
Bu tür lokantalar ABD nin bir kaç kentinde var...Benim gittiğim Fort Worth'teki idi...İnternetten bulunabilir...Hemen hepsi ayni şekilde servis yapıyor hepsi de Brazilya'dan gelen etleri pişiriyor..