7 Şubat 2007

Dil konusundaki kampanyaya var mısınız?

Berceste yani Dilek’le epeydir şu Türkçemizi düzgün kullanma konusunda ne yapabiliriz diye kafa patlatıp duruyoruz.
Sonunda yemek etkinliği gibi biz de bu konuda bir kampanya başlatmaya karar verdik. Dilek blogunda "var mısınız?" diye sordu. "Varız" diyenler beni heyecanlandırıyor. Ben de buradan "var mısınız?" diye soruyorum.
Ve.... Dil konusunda Bedri Rahmi Eyüpoğlu’nun çok sevdiğim “Üç Dil” şiirini sizinle paylaşmak istiyorum. Hem de bu konuda ilk adımı atmayı…

Üç dil

En azından üç dil bileceksin
En azından üç dilde
Ana avrat dümdüz gideceksin
En azından üç dil bileceksin
En azından üç dilde düşünüp rüya göreceksin
En azından üç dil
Birisi ana dilin
Elin ayağın kadar senin
Ana sütü gibi tatlı
Ana sütü gibi bedava
Nenniler, masallar, küfürler de caba
Ötekiler yedi kat yabancı
Her kelime aslan ağzında
Her kelimeyi bir bir dişinle tırnağınla
Kök sökercesine söküp çıkaracaksın
Her kelimede bir tuğla boyu yükselecek
Her kelimede bir kat daha artacaksın
***
En azından üç dil bileceksin
En azından üç dilde
Canımın içi demesini
Canım ağzıma geldi demesini
Kırmızı gülün alı var demesini
Nerden ince ise ordan kopsun demesini
Atın ölümü arpadan olsun demesini
Keçiyi yardan uçuran bir tutam ottur demesini
İnsanın insanı sömürmesini
Rezilliğin dik alası demesini
Ne demesi be
Gümbür gümbür gümbürdemesini becereceksin
***
En azından üç dil bileceksin
En azından üç dilde
Ana avrat dümdüz gideceksin
En azından üç dilde
Çünkü sen ne tarih ne coğrafya
Ne şu ne busun
Oğlum Mernuş
Sen otobüsü kaçırmış bir milletin çocuğusun
Bedri Rahmi Eyüpoğlu (bigüz 1969)

17 yorum:

Mutfakta Zen dedi ki...

Punto Ağabey,
Radikal'deki köşeciğime (geçici olarak doldurduğum köşeye diyelim) son verildiğinde bir okurum 'siz Anadolu'dan çok bahsediyordunuz, onun için son vermişlerdir' demişti. Sivas'ta mesela, 'aygünaşığı' dendiğini ayçiçeğine, Divriğili dostum Fatma Pekşen söylemişti. Bunu taşımaz mıydım ben o köşeye? Yahut 'bu kış yavuz geçti' diyordu Pelitköy'de ikamet eden sepetçi Ali'nin karısı. Sonra nasılsın diye sorulduğunda, 'yavuzum evladım sen de yavuz musun?' diyordu. Paylaşılmaz mıydı bu allahaşkına?
Evet doğru Türkçe'ye, yerel güzellikleri paylaşmaya, kırmayan, yermeyen, anlamlı ifade edilmiş bir dile varım. Her zaman. En küskün olduğum zamanda bile...
Tijen

Pınarın Klubesi dedi ki...

Merhaba Punto Amca,
bende varım:)
Şiir de çok güzel, bizimle paylaştığınız için ayrıca teşekkür ederim.

B5 dedi ki...

Tijen Hanimin okurunun söylediklerine inanamiyorum. Nasil bir zenginligi göremeyecek kadar kör olabilir bazi insanlar? Dar bakis acisi benim pek tahammül edebilecegim seylerden degil ne yazikki...

TDK´nin ilgili sayfasi, icinde bulundugum durum neden yüzünden, benim sürekli kullandigim bir bilgi kaynagi.

Bu adresi sayfamda yayinlayabilirim.

Punto dedi ki...

Evet "Yavuz" kelimesi güzel bir örnek Sevgili Tijen. Eşime sordum, kelimenin aslı Orta Asya Türkçesi yani bizim eski Türkçemize göre yabız kelimesinden gelmektedir. Sonradan "yavuz" olmuş. Fena, katı, öfkeli anlamları olduğu gibi güzel, iyi, yiğit, esmer, korkusuz, becerikli anlamları da vardır. Anadolu'da hala her iki anlamda da kullanılıyor. 2 bin 3 bin yıldan beri ufak değişikliklere uğrasa da benliğini korumuş olan bir kelime imiş.

Punto dedi ki...

Teşekkür ederim Sevgili Pınar. Bu konuda ne kadar hassas olduğunu biliyorum.

Sevgili b5. Sanırım kampanya yemek etkinliği gibi olacak. Yani katılanların bir günü belirlenecek. O gün o blog sahibi dille ilgili bir konu hazırlayıp yayınlayacak. Bu işin organizasyonunu da Berceste yapacak. Henüz ham bir proje. Yakında hayata geçer diye düşünüyorum. Önemli olan dili kullanırken hataları en aza indirmek, hem de bloglarda yazarken örnek olabilmek.

Berceste dedi ki...

Ben bu şiiri pek sevdim Akın amca, hem benimle yaşıt :) Yanlız otobüsü kaçırdığımıza inanmıyorum! Otobüsü bu proje ile yakalayalım diyorum!

Tijen'im ben seni Anadolu'yu ve Anadolu insanını sevdiğin için seviyorum! Doğruları söylediğin için seviyorum. Bazı gazeteler her nedense İngilizce yazacaklar nerede ise, haberleri daha burada televizyonda göremeden oradan okuyorum! Ne hikmettir diye de şaşırıyorum...

Bak bak bak Pınar bana varım demiyor size demiş Akın amca :)

b5, biz katılım da bekliyoruz ama, bir defasında da sen ev sahipliği yapar, sitene TDK'dan başka bizim de logomuzu eklersin değil mi? Akın amca'nın da dediği gibi fikir var ama bu fikir sizlerin de katılımları ile güçlenecek, hareketlenecek. Sonuçta bizlerin belli sayıda okuru var, sizlerin okurları ile birlikte sayımız artacak, dilimiz için karınca, kararınca bir adım atmış olacağız!
Buradan da soruyorum, var mısınız?

İlk adım kendimize bir slogan bulmak istiyoruz! İşimizin ciddiyetine uygun, akılda kalıcı, logomuzda yazılabilecek bir slogan!
Sevgiler...
Dilek (Berceste)

Punto dedi ki...

Sevgili Dilek, şu anda bloggere giremiyorum. şifreyi kabul etmiyor. Gelen yorumlar da gmailden geçmiyor buraya.
Bende benim karemden yayınlıyorum yorumlarınızı:

Berceste demiş ki:

Ben bu şiiri pek sevdim Akın amca, hem benimle yaşıt :) Yanlız otobüsü kaçırdığımıza inanmıyorum! Otobüsü bu proje ile yakalayalım diyorum!

Tijen'im ben seni Anadolu'yu ve Anadolu insanını sevdiğin için seviyorum! Doğruları söylediğin için seviyorum. Bazı gazeteler her nedense İngilizce yazacaklar nerede ise, haberleri daha burada televizyonda göremeden oradan okuyorum! Ne hikmettir diye de şaşırıyorum...

Bak bak bak Pınar bana varım demiyor size demiş Akın amca :)

b5, biz katılım da bekliyoruz ama, bir defasında da sen ev sahipliği yapar, sitene TDK'dan başka bizim de logomuzu eklersin değil mi? Akın amca'nın da dediği gibi fikir var ama bu fikir sizlerin de katılımları ile güçlenecek, hareketlenecek. Sonuçta bizlerin belli sayıda okuru var, sizlerin okurları ile birlikte sayımız artacak, dilimiz için karınca, kararınca bir adım atmış olacağız!
Buradan da soruyorum, var mısınız?

İlk adım kendimize bir slogan bulmak istiyoruz! İşimizin ciddiyetine uygun, akılda kalıcı, logomuzda yazılabilecek bir slogan!
Sevgiler...
Dilek (Berceste)

Burcu-Mutfak camı demiş ki:
Punto amca,
ben de varım.

morkoyun dedi ki...

Turkce karaktersiz klavyeyle kullananlar, buyuk harf ve fazla noktalama isareti sevmeyenler, bir de zaman zaman yeni kelime uyduranlar da kampanyaya katilabilir mi?:)

Punto dedi ki...

Morkoyun demiş ki;

Turkce karaktersiz klavyeyle kullananlar, buyuk harf ve fazla noktalama isareti sevmeyenler, bir de zaman zaman yeni kelime uyduranlar da kampanyaya katilabilir mi?:)

Sevgili morkoyun, Blogda bir sorun olduğu için yorumlarınızı ancak böyle yayınlayabiliyorum. Kusura bakmayın. kampanyaya inanan herkes katılabilir tabii.

Punto dedi ki...

Garip durum devam ediyor. Sorunu çözemedim. Gelen yorumları yine bu kanaldan aktarıyorum:

b5 dedi ki;

Elbette, elimden geldigince yardimci olmaya calisirim.

Simdiden birseyler yazip bir kenara koysam daha iyi olur sanirim. Cünkü sürekli bilgisayar basinda olmadigim bir zamanima gelirse kimseyi yüzüstü birakmak istemem.

Beni de listenize ekleyebilirsiniz.
Sevgilerimle,

Akın Amca'dan cevap; sevgili b5 zaten listeye almıştık seni de.

Punto dedi ki...

Zeynepyemekbiz demiş ki;

Bende varim elbette.
Guzel turkcemizi yerinde ve guzel kullanabilmeyi istiyorum.
Uzun yillar sonra ulkeme dondum. Hatalar yapiyorum yazismalarimda ve konusmalarimda. Yardimci olursaniz ne cok sevinirim.
Sevgilerimle.

Zeynep

Özgül dedi ki...

Daha öncede yazmistim ama sorun oldugundan cikmadi galiba. Cok güzel bir birlesim. Bende sizlerle beraberim, bende katiliyorum. Logo olarakta Berceste'ye yazmistim "Dogru yazalim, dogru konusalim, dilimizi koruyalim" 3 tane "D".
Sevgiler

Punto dedi ki...

Blogger değişikliğinden doğan zorlamalar için yorum bırakanlardan özür diliyorum.

Sevgili Zeynep. Hepimiz hata yapıyoruz. O kadar dikkat etmeme rağmen yine de hata yapabiliyorum. Amacımız bunu en aza indirebilmek. Başı boşluğu önleyebilmek.

Sevgili Özgül, sizin yorumunuz da sanırım kargaşada kaybolmuş. 3D sloganı bana sıcak geldi. Arkadaşlar ne der bilemiyorum. Katıldığınız için teşekkürler.

Mutfakta Zen dedi ki...

(Punto Ağabey, kusura bakmayın sizin sitenizdeki bir yoruma yanıt verdiğim için ancak bir yanlış anlamanın önüne geçmek için yazıyorum sadece)
Sevgili B5,
Okurum olan ve şimdi de dostum diyebileceğim beyefendinin söylediğini yanlış mı anladınız acaba diye düşündüm. Benden yana olduğu için, yazıların yayınlanmamasına üzüldüğü için söylemişti bunu. Kendince bir açıklama getirmişti bu değişikliğe. Gerçekten de benden hemen sonra yemek yazıları yazmaya başlayan hanım neredeyse sadece batı hayranlığına dönüştürmüştü işi. Ay bir 'baking book' var mutlaka alın dedikçe ben yerin dibine geçiyordum. Herkes İngilizce bilmek zorunda mı? Herkes bu yabancı kitapları alabilir mi? Türkiye'de hiç mi adam gibi kitap/tarif/hikaye yoktur anlatılacak? Artık o da yok Radikal'de.
*
Punto Ağabey,
Yavuz sözcüğüyle ilgili bir ekleme. Benim bu sepet satan teyzem yavuzu üç anlamda kullanıyordu:
1. iyi, sağlıklı olmak (insan için)
2. sağlam olmak (sepetler için)
3. sert olmak (kışlar için)
Verdiğiniz bilgiye teşekkürler.
Tijen

Punto dedi ki...

Sevgili Tijen, asıl ben teşekkür ederim bilginin paylaşıldığı bir ortamı yarattığınız için.
Benim de isteğim bu. Şakalaşalım, boş yorumlar bırakalım, o da hayatımız bir yanı. Ama bilgi alışverişinde de bulunalım ki bu bilgi, suya düşen bir taşın halkaları gibi etrafımıza yayılsın.

SaNeM dedi ki...

'Ben de' demeye geldim.
Gec kalmadim umarim.
Sevgiler

Punto dedi ki...

Sevgili Sanem, Geç kalmadınız tabii. Henüz logoyu ve takvimi belirleyemedik. Katıldığınız için teşekkürler.